Cuma, Eylül 28, 2007

Bioshock ve oyun bağımlılığı

Elime geçtiğinden bu yana bırakamadım meredi. Farcry'dan bu yana gördüğüm en iyi yapay zeka bu oyunda. Ama oyunun insanı rahatsız eden bir atmosferi var. O yüzden devamlı oynayınca üzerime bir tedirginlik geliyor. Bu kadar iyi oyun yapılmazki kardeşim.

Dün WoW'a 1 ay ara verdikten sonra ilk defa girdiğimde şapşallaştım. İkonların yerlerini unutmuşum. FD neredeydi diye 2 dakika aradım durdum. Sonra oyunu kapatıp TV seyrettim. Alien vs Predator'u hiç tamamen seyredememiştim.
Sanırım 1 ay içerisinde damarlarımdaki WoW temizlendi. Oyuna geri döndüğümde hiç içim cız etmedi. Öyle başına yapışıp kalasım gelmedi. Oyundan çıkıp karıcığımla TV seyrettim daha iyi geldi. Demekki neymiş. Oyunlara 1 ay ara verince bağımlılıkta ortadan kalkıyormuş. Kendi üstümde test ettim işte.

Çarşamba, Eylül 06, 2006

Bir guilddan neden çıkılır ?

Aslında çok hassas bir konu.....
Çünkü oyunu bırakmakla bir oyuncu topluluğundan çıkmak arasında fark vardır.

Zaman harcadığınız oyunu çeşitli sebeplerden dolayı bırakabilirsiniz. Hatta oyun oynamayı tamamen bırakabilirsiniz. Bu yüzden o anki oyundan çıkabilirsiniz. Ama guilddan çıkmak farklı bir şeydir.

Grup kelimesinin anlamına baktığınızda ortak yanları olan insanların bir araya gelerek oluşturduğu bir topluluk olarak tanımlandığını göreceksiniz. Doğal olarak ortak yanlar olmayınca grupta olmaz veya bu maddeler azaldıkça grup arasındaki bağ kopar. Çünkü paylaşılacak, konuşulacak, dayanışma sağlanacak amaç ortada kalkmıştır.
Yani oyun oynamayı bırakıyorsanız guildinizi de bırakabilirsiniz. Tabii ki guilddan edindiğiniz arkadaşlarınızla başka ortak yönler yakalamışsanız arkadaşlığınız sürer.

Kimse de arkanızdan bir şey demez.

Eğer oyunu bırakmıyor ama guildden ayrılıyorsanız o arkadaş grubu size hitab etmiyor demektir. Kendinizi oraya ait hissetmiyorsunuzdur. Bu aslında çok rahat kabullenebilecek ve anlatılabilecek bir sebeptir. Sizlerle geçinemiyorum, iyi zaman geçiremiyorum, özetle sizleri çokta sevmiyorum demektir.
Bu yüzden yerleşmiş guildlarda üye alınmadan önce bir deneme süresi verilir ve böylece iki tarafında birbirini tanıyarak sonradan üzülmemesi için önlem alınır.
Ne bırakılan guild kötüdür ne de giden arkadaş.
Uyuşamamışlardır. Bu da gayet normaldir.

Ayrıldığınız sevgililerinizi düşünün. Kim "nasılsa ayrılacağız" diyerek bir beraberliğe başlar ? Peki ya anlaşamayıp medeni bir şekilde ayrıldığınızda bu kimi kötü yapar ?

Salı, Ağustos 29, 2006

Guildin anlamı nedir ?

İngilizce Guild - Türkçe Lonca. Bildiğim kadarıyla bu kavram ticari ilişkiler sonucu ortaya çıkan dayanışma ihtiyacı sonucunda kurulan ve belli bir meslek (örneğin ayakkabıcılar) grubuna üye olanların girebildiği birliklerdir. Amaç ise güç birliği yanında o sanat dalının işleyiş, ürün ve fiyat standartlarını belirlemektir.
Tabii daha geniş anlamda bakıp "lonca" anlayışının dışına çıkarsak guild kelimesini "aynı ilgi alanına sahip insanların oluşturduğu bir topluluk" olarak tanımlayabiliriz. Yani "ötücü kuşları sevenler derneği" gibi bir dernekte bu tanıma dahil olabilir. Daha bir çok tanım var. Merak edenler google'dan araştırabilir.

Peki bilgisayar oyunlarında guild benim için ne ifade ediyor ?

- Guild benim için neredeyse haftanın her günü saatlerce beraber raid yaptığım ve düzeyli oyunculardan oluşan bir oyuncu topluluğudur.
- Benim için en önemli şey arkadaşlıktır. Bundan sonra beraber eğlenmek gelir.
- Guild yardımlaşmadır. Oyun içerisinde ihtiyacın olduğunda bir mesajla yardım isteyebilirsin. Mutlaka birisinden yardım gelir. Beraber instance yaparak rahat zaman geçirirsin. Çünkü yanında güvendiğin arkadaşların vardır. Sende aynı arkadaşlarına mutlaka yardım edersin. Guild bir birliktir. Hiç kimse tek başına bu kadar güçlü olamaz.
- Oyun dışında da görüştüğün insanlardır. Mutlaka bir yerde buluşulur ve saatlerde muhabbet edilir.
- Guildsiz bir MMORPG benim için son derece anlamsızdır.

İşte guild benim için budur.

Salı, Ağustos 22, 2006

3 WoW oyuncusu buluşunca

Buluştuk,
3 tane 30-35 yaşlarında adam.
İkisi Turkcell'de çalışıyor, biri yazılımcı öteki proje yöneticisi biri de ben.
Birisi Mage ikisi hunter. Nickler Wiseman, Huntwish ve Köroglu.

İkisinin de 2,5-3 yaşlarında oğulları var. Yani evliler. Eşleriyle anlaşarak veya onları da oyuna bulaştırmaya çalışarak oyun oynuyorlar. Çocukları gelip ikisini de dürtüyormuş "bende ata bineceğim" diye :)

The Marmaranın roofunda saatlerce sohbet ettik, yedik içtik. PvP'den WoW'un geleceğine, single player oyunlardan Quake partilerine kadar konuştukça konuştuk. İşlerimizi, eşlerimizi (eşlerini aslında çünkü benim kız arkadaşım var), Team Speak'te kimin sesinin kimin tipine ne kadar uygun olduğunu, F1'i, Turkcell'in hizmetlerini kısacası ortak ilgi alanımız olan bir çok şeyi birbirimize anlatıp durduk.
Saatin nasıl geçtiğini cidden anlamadık ama bu keyifli buluşmanın en güzel kısmı neresiydi biliyormusunuz? Ayrılık kısmı.
Ayrılırken o kadar sıcak kucaklaşıp ayrıldık ki....

Bu iki aile babasıyla 6 aydır sohbet-muhabbet edip oyun oynuyorum ama ilk defa karşılaşmamıza karşın birbirimizi hiç yadırgamadık.
WoW yada sanal ortamlarda beraber oynanan oyunlar insanlara yeni ve düzgün arkadaşlar kazandırıyor.

Bundan hiç şüphem yok.

Cuma, Ağustos 18, 2006

Birisi oyununuzu mu mahvediyor ?

Geçen gün guildim raiddeyken ses sunucusundan onları dinliyorum.
Açık alanda bir dragon'u kesmeye çalışıyorlar. Ama alan açık olduğundan karşı tarafın oyuncuları tarafından saldırıya açık.
Tam dragon inmek üzereyken aralarına bir karşı taraf oyuncusu girip alan etkili bir büyü yapıyor. Tabii bir anda dragon silkeleniyor ve raid wipe. Guildde en efendi bildiğim adamlar bile dayanamayıp TS'de küfür etti ki hayatta böyle bir şey yapmazlar.
Eeee ne olacak şimdi ?

Bu ve benzeri anlamsız hareketlerle oyunlarda çokça karşılaşıyoruz. Sunucular sizin oyununuzu bozmak ve sizi rahatsız etmekten keyif alan anlamsız insanlarla dolu.

Ama bu oyunlar biraz da gerçek hayatın bir yansıması değil mi?

Sizin, küçükken deniz kıyısında saatlerinizi harcayıp, yaptığınız kaleyi koşarak gelip ayağının tek darbesiyle darmadağın eden ve sonrada koşarak uzaklaşan şımarık çocuklar olmadı mı hiç ?

Minibüste iki kişilik koltukta otururken bacaklarını sonuna kadar açıp sizi sıkıştıran adamlarla karşılaşmadınız mı?

Gazete bayiinde gazetenizi almak için sıra beklerken aradan girip sizin önünüze geçen insanları görmediniz mi?

Örnekler çoğaltılır ama ne demek istediğimi anladınız.

Bu ve benzeri insanların burnunun ortasına okkalısından bir yumruk atıp yerine oturtmak ne güzel olurdu değil mi? Ama yapamayız işte. Hepsini de dövemeyiz ki. Hepsiyle beraber yaşamayı öğrenmek zorundayız. Maalesef bu tip insanlar da kültürümüzün bir parçası.

Dünyamızı saran büyük su kütlesini düşünün. Engin okyanusları, enfes, berrak koyları ve cennet benzeri su altı dünyasını kaplayan bu kütlenin bir bölümüde bataklıklar ve lağım sularını oluşturmuyor mu?

Perşembe, Ağustos 17, 2006

Sizin MMORPG dünyanız nereye gidiyor ?

Her akşam arkadaşlarınızla oyun oynadığınız online alemde mutlu mesut yaşıyorsunuz. Peki bu oyunlar sizden ne götürüyor hiç fark ettiniz mi?

- Hızla şişkolaşıyorsunuz. Bırakın şimdi "kültablası durmazsa göbek göbek değildir" hikayesini. Hareket etmemenin yanında oyun oynarken bir yandan tükettiğiniz yiyecek ve içecekler yüzünden vücudunuzun ortasında bendini aşan bir kütle oluşmaya başlıyor. Şişko çirkin değildir. Tabii bir yere kadar. İllaki mankenler gibi olmanız gerekmiyor ama bu hızla çirkin olacağınız da kesin.

- Kitap hak getire. Her akşam raide çıkmaktan iş dışında kalan zamanınızda hep oyun oynuyorsunuz ve TV seyretmek (Salak kanallardan bahsetmiyorum), kitap okumak gibi evde yapılan kültürel eylemleri es geçiyorsunuz.

- Diğer insanlarla olan iletişiminiz ister istemez aksıyor. Oyun içerisinden bir sürü arkadaş edinip onlarla dışarıda buluşuyorsanız amenna. Ama insanları ihmal ettiğiniz de bir gerçek.

Yalanmı ?